[ Türkçe ] | English
Ulaşım | İletişim | S.S.S.

Gerze


Tarih:21.5.2011

 

Gerze’ye geldiğinizde ;

 

   

 

   

 

 

       Nokulumuzu yemeden , (özellikle Cevizli-Üzümlü damağınıza hitap edecektir.)

 

 
       Dut Pekmezli Çıtır Nuri Dede Simit’i yemeden,

 


       Dört Mevsim her gün yeni tutulan taze balık çeşitlerimizden yemeden,

 


       Acı su Mevkiinde doğal kaynak suyumuzdan Gerze Manzarası eşliğinde içmeden,

 


       Her yerde yoğurtlusunu bulabileceğiniz mantının cevizlisini sadece Gerze’de yemeden

 


      Özel taş fırınında yapılan, hemen hemen her çeşidi bulunan pidemizi tatmadan,

 


       Güneşin doğuşunu ve batışını muhteşem deniz manzarasıyla birde Gerze’de izlemeden,

 


       Yeşilin maviyle buluştuğu doğal güzelliklerimizi görmeden


       Sessiz Sakin ve huzurlu bir ortam olan Şahin Tepesinden Gerze Manzarasını   seyretmeden,
gitmeyin 

 

Çünkü bu saydıklarımızı sadece Gerze’de bulabilirsiniz.Gerze’nin sıcaklığını hissettiğinizde geri dönmek istemeyeceğinize eminiz.Şimdiden iyi tatiller  

 

 

 

              İlin kuzey doğu kıyısında aynı adlı burun üzerine kurulan gerze, 1901 de kaza haline gelmiştir. İlk adının “Carusa “ olduğu tahmin edilen Gerze’de Ayancık gibi tarih sahnesine antik çayda çıkmış bir yerleşim yeridir. 13 şubat 1956 günü lodos fırtınasının desteklediği ve bir evin mangalından çıkan yangın ilçenin bütünü yakmış. 1000 ev yanmış ve bu yangından 100-150 ev kurtulabilmiştir. Bu büyük felaketten sonra gerze devlet yardımı ile yeniden inşa edildiğinde ilçe merkezinde tarihi yapı bulmanın imkanı kalmamıştır. Gerze için yapılan 1950’lere ait bir imar planı, projesinden, ilçenin merkezinin Osmanlı dönemi sonlarında da harap  yada yanmış olduğu anlaşılır. Gerze’ye 19. Yüzyıl ortalarında gelen hemilton ilçe hakkında şunları söylemektedir.

 

GERZE’NİN YÖRESEL YEMEK TARİFLERİ

 

Kaşık Hamuru Mamalika-Hoptiri :

 

 

Kaynayan suya bir miktar tuz konur.İçine un ilave edilir ve hızlı karıştırılır.Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir.Hamuru iki kaşıkla, kaşıkları suda ıslatılarak lokma şeklinde kesilir.Cevizle şeker karışımı tepsiye serperek, kat kat hazırlanır.Üzerine karartılmış tereyağı dökülür.

Kulak Hamuru:

 

Unun içine tuz eklenir ve yumurta kırılır. Su ile yoğrulur. Hamur yarım saat dinlendirilir. Etin içine soğan rendelenir. Tuzu, karabiberi koyulur. Bu arada ceviz ayıklanır, yoğurt sarımsaklanır. Dinlenmiş hamur yufka gibi biraz kalınca açılır. Yaklaşık 4 cm karelere bölünür, içine et koyularak üçgen şeklinde bükülür. Diğer  yerde tuzlu su kaynar, hazırlanan hamurlar bu suyun içinde pişer. Sonra süzgeçten süzülür. İsteyen cevizli, isteyen yoğurtlu yapar. Üzerine eritilmiş bol tereyağı dökülür.

Tirit:


Dinlendirilmiş hamur normal kalınlıkta yufka gibi açılır, sacda pişirilir. Hazırlanan yufkalar üçgen şeklinde kesilir. Pişmiş tavuk suyuna her bir tanesi ıslatılarak tepsiye dizilir. Eritilmiş tereyağı ve ceviz serpilir. Bütün katlar aynı şekilde yapılır. Yeteri kadar yapıldıktan sonra pişmiş tavuk tepsinin üzerine konur ve yenmeye hazırlanır.

Nokul:

Bayram günlerinin yiyeceğidir. Kurban ve Şeker Bayramında yapılır. Unun içine eritmeden margarin yoğurt, tuz ve biraz kül suyu ilave edilip yoğrulur. Dinlenmeye bırakılır. Diğer taraftan, kavrulmuş kıymaya yağ, soğan ve karabiber konur. Diğer çeşiti içinde dövülmüş ceviz, üzüm ve şeker karıştırılır. Hamur normal kalınlıkta yufka gibi açılır. Kıyma ilave edilir ve yufkanın üzerine yayılır, yağ serpilir. Yufkanın ucundan başlayarak rulo şeklinde kıvrılır. Bıçakla kesilir veya yuvarlanır. Aynı işlem üzümlü içinde yapılır.

Börek:

Daha çok köylerde imece günlerinde veya bayram günlerinde yapılır. Açılmış yufkalar eritilmiş yağa batırılıp tavaya konur.3-4 yufka böyle yapıldıktan sonra, ayrıca yağda kavrulmuş küçük parçalara bölünmüş yufkalar, yağa batırılmış bütün yufka kat kat aynı işlem yapılır. Yeteri kadar olduktan sonra,  altta ateş yanan tavanın üstüne sac konur. Sacın küllü kısmı üste gelir ve ateş yakılır. Börek alttan ve üstten kızarmış olur. Piştikten sonra kareler halinde kesilip yenir.

Boranaşı:

Mantıda olduğu gibi hamur hazırlanır. Normal yufkadan biraz kalınca açılır ve karelere bölünür. Her bir karenin içine süzme yoğurt dereotu karışımı konur ve üçgen şeklinde bükülür. Kaynayan suda piştikten sonra tepsiye konur ve üzerine bol karartılmış tereyağı dökülür.

Zıbıdık:

 

Kök kısmı ayıklanarak bol suda yıkanır, haşlanır. Süzgeçten süzülür. Diğer yerde kavrulmuş yağ, soğan içine haşlanmış zıbıdıklar ince ince doğranır, ilave edilir. Ayrıca yoğurt sarımsaklıda yapılır.

Buğday Çorbası:

Buğday el değirmeninde çekilir ve elenir. Üstte kalan iri taneler kaynayan suya konur piştikten sonra yağ ve yoğurt konarak yenir.

Mısır Çorbası:

 

Aynen buğday çorbasında olduğu gibi yapılır.

Yeşil Mercimek Çorbası:

Mercimekler pişirilir. Hamur kesilir. Pişmiş mercimeğim içine atılır. Hepsi piştikten sonra üzerine yağ ve soğan konur. Yenmeye hazırdır.

Un Çorbası:

Kaynayan suya elle ufalanmış hamurlar atılır. Piştikten sonra isteğe göre yağ, Soğan dökülür veya sarımsaklı yoğurt eklenir.

Hamursuz tatlısı:

Ramazan gecelerinin özel bir tatlısıdır. Yufkalar açılır sac üstünde kurutularak pişirilir. Tepsiye bir yufka konur üzerine su serpilir. İki veya üç yufka bir ceviz serpilir. Yağ dökülür. Bittikten sonra kızartılır. Soğuduktan sonra üzerine şerbeti dökülür. Kareler halinde kesilir. Yenmeye hazırdır.

Helva:

Düğün davetiyesinin simgesidir. Yani düğüne bu helva ile okunur. Fazla yanmayan ateş üzerinde geniş bir tavaya yağ konur. Yağ eridikten sonra içine un konur, karıştırılır. Unun rengi koyulaşıncaya kadar karıştırılır. Kavrulmuş un elenir. Elenen unun içine sulandırılmış dut pekmezi ile birlikte şeker koyulup yoğrulur. İçine tereyağıda konur. Hamurun katı olması gerekir. Sonra bir parça alınır yuvarlanır. İsteğe göre cevizde konur.

 
Hostajans İnternet ve Hosting Hizmetleri